Kimdir bu ŞeBHîZ

Fotoğrafım
Hasret olduğu manaya hayatını hasretme gayretinde olup, Kur'an mektebine girme amacında bir talib'im... "Talip olunan değer ne kadar büyükse, tabi tutulan imtihanlarda o kadar büyük olur" hakikatini aklından çıkarmaması gereken bir talib...

31 Ocak 2011 Pazartesi

Şahit



Kelimeyi şehadet getirip, bu şehadetin gereğini hayatına geçirmeyen kişi "yalancı şahit"tir!



26 Ocak 2011 Çarşamba

Mıknatıs Yalnızca Demir Tozlarını Çeker!

Sahabelerden birisi Gül Efendim'e gelir ve sorar:
-Ya Resulullah! Ben müslüman olmadan önce iyi biriydim; muhtaçlara yemek yedirmeyi severdim, cömerttim, merhametliydim ve bunlar gibi başka güzel hasletlerim çoktu..Acaba onlara da bir sevap var mı, yoksa eskide mi kaldı hepsi?
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyururlar:
-Sen o iyi hallerin sebebiyle müslüman oldun!..
..........
Demek ki mıknatıs, sadece demir tozlarını çekiyor!



Bazen insan ibadet edemediğinden yakınır ya hani?.
"Namaz kılamıyorum.."
"Hep bir yerden başlayayım diyorum olmuyor!?
"Dua etmek içimden gelmiyor hiç.."
"Camiye gidemiyorum" gibi..
İşte belki de o zamanlar, özellikle uzaklaştırılıyoruz!
Nasip olmuyor..
Bizde yarar bir şey göremiyor Rabbimiz ve çağırmıyor bizi huzuruna..

Duada da öyle..
Bazen nasıl da ağlayarak, huşû ile yakarırız, duadan nasibi olan isimler gelir aklımıza hemen, zikrederiz. Ama bazen de dua edemeyiz hiç.
Ettirilmeyiz!
Yoksunluğumuz, yoksulluğumuzdandır işte..
Bizde Allah 'a yarar bir amel yoksa, yoksuluz demektir çünkü.


Mıknatıs yalnızca demir tozlarını çeker!


Bizde, O'nu memnun edecek niyet ve ameller, Rahman'ı- Rahmeti çeken özellikler varsa o zaman, Allah (c.c.) da bize rahmet nazarıyla bakacak ve açacak kilitlerimizi tek tek..



Bazen çevrenizde görürsünüz hani, çok dindar olmadığı halde, başkalarının mutluluğu için koşturan çok merhametli, çok cömert, iş bitirici, kendini gayrına adamış sevgi dolu insanları..İşte onlar Rahman'ın çekim alanındakiler..
Dikkat edin onlara, gözlemleyin, mutlaka bir şekilde Rabblerince ödüllendirilecekler..
En büyük ödül de, kişinin hidayette ve dâim mustaqîm olması.



Sen de ey nefsim, madem ki bildin sırrı,
Öyleyse hiç durma-oyalanma, çekim alanına girme gayretinde ol dâim!.
Dersine iyi çalışan bir talebe gibi zıp-zıp zıpla yerinde, hep parmak kaldır;
"Ben ya Rabbi ben!" de.."Beni de seç!"
"Beni de beğen, burdayım Rabbim bak!" de!..
Rabbin çekim alanında ol hep ki "has odaya" alına, nazenin bir misafirce iki dünyada da ağırlanasın
.



A.REŞAT